Günümüzde eğitim ve belgelendirme faaliyetleri yalnızca içerik kalitesinden ziyade erişilebilirlik düzeyiyle de değerlendirilmektedir. Özellikle işitme engelli bireylerin eğitimlere eşit erişiminin sağlanması hem ulusal mevzuat hem de uluslararası sözleşmeler kapsamında temel bir gereklilik hâline gelmiştir.
Bu bağlamda Türk İşaret Dili (TİD), işitme engelli bireylerin ana iletişim dili olarak kabul edilmekle birlikte eğitimlerin erişilebilir biçimde sunulmasında kritik bir rol üstlenmektedir.
Türk İşaret Dili (TİD) Nedir?
TİD, Türkiye’de yaşayan işitme engelli bireylerin kullandığı, kendine özgü dil bilgisi kuralları ve yapısı olan doğal bir dildir. Sözlü Türkçenin birebir karşılığı değildir ve görsel-işitsel olmayan iletişim ihtiyacını karşılamak üzere gelişmiştir.
Bu nedenle eğitimlerin yalnızca sözlü anlatım veya yazılı materyallerle sunulması, işitme engelli bireyler açısından bilgiye erişimde yetersiz kalınması sonucunu doğurmuştur.
Eğitimlerin Türk İşaret Dili ile Verilmesine İlişkin Yasal Düzenlemeler;
Türkiye’de yürürlükte olan mevzuat ve taraf olunan uluslararası düzenlemeler kapsamında;
- Engelli bireylerin eğitim ve bilgiye erişim hakkı güvence altına alınmıştır.
- Kamu ve özel sektörde erişilebilirlik ilkesinin gözetilmesi beklenmektedir.
- Eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinde, ihtiyaç hâlinde Türk İşaret Dili desteği sağlanması gerekmektedir.
Bu düzenlemeler kapsamında, eğitimlerin erişilebilir hâle getirilmesi, hukuki ve etik bir yükümlülük olarak değerlendirilmektedir.
Eğitim Veren Kuruluşların Sorumlulukları;
Eğitim ve belgelendirme hizmeti sunan kuruluşlar;
- İşitme engelli katılımcıların eğitimlere eşit katılımını sağlamak,
- Eğitim içeriklerini erişilebilir formatlarda sunmak,
- Gerekli durumlarda Türk İşaret Dili desteği veya işaret dili tercümanı ile eğitim vermek,
- Ayrımcılığı önleyici uygulamaları hayata geçirmek ile sorumludur.
İşletmelerin Eğitimlere İlişkin Yükümlülükleri
İşletmeler açısından Türk İşaret Dili ile sunulan eğitimler;
- İşitme engelli çalışanların mesleki gelişim hakkının korunması,
- Eğitim süreçlerinde fırsat eşitliğinin sağlanması,
- İnsan kaynakları uygulamalarında ayrımcılık riskinin azaltılması,
- Kurumsal politika ve uygulamaların erişilebilirlik ilkeleriyle uyumlu hâle getirilmesi açısından önem taşımaktadır.
Eğitimlerin erişilebilir şekilde sunulmaması, işletmeler açısından hukuki riskler, itibar kaybı ve çalışan memnuniyetsizliği gibi olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir.
Kurumsal Uyum ve Denetim Boyutu
Günümüzde kalite, sürdürülebilirlik, iş sağlığı ve güvenliği ile insan odaklı yönetim sistemleri erişilebilirlik ve kapsayıcılığı önemli değerlendirme kriterleri arasında ele almaktadır.
Bu nedenle Türk İşaret Dili ile eğitim verilmesi, sosyal yaklaşımın yansıra aynı zamanda kurumsal uyum, iyi yönetişim ve sürdürülebilirlik anlayışının bir parçasıdır.
Türk İşaret Dili ile eğitim verilmesi;
- Bir ayrıcalık değildir,
- Bir sosyal sorumluluk jesti değildir,
- Yasal, etik ve kurumsal bir “Gerekliliktir”.
CFE Certification olarak, Türk İşaret Dili destekli eğitimler sunmanın erişilebilirlik ve kapsayıcılık açısından önemli bir sorumluluk olduğunun bilincindeyiz. Bu kapsamda aşağıda yer alan eğitimleri kurumunuza özel ihtiyaçları da gözeterek memnuniyetle sunuyor ve her bireyin öğrenme sürecine eşit şekilde dahil olabildiği bir yaklaşımı kararlılıkla destekliyoruz. Eğitim, tetkik ve belgelendirme hizmetleri hakkında veya detaylı bilgi almak için info@cfecert.co.uk adresinden dilediğiniz zaman bizlere ulaşabilirsiniz.
- ISO 9001 Bilinçlendirme, İç Tetkikçi, Uygulama, Dokümantasyon,
- Risk ve Fırsatlar,
- ISO 14001 Bilinçlendirme, İç Tetkikçi, Uygulama, Dokümantasyon,
- ISO 45001 Bilinçlendirme, İç Tetkikçi, Uygulama, Dokümantasyon,
- ISO 50001 Bilinçlendirme, İç Tetkikçi, Uygulama, Dokümantasyon,
- ISO Yönetim Sistemlerinde Dokümantasyon ,
- ISO 19011 İç Tetkikçi,
- ISO 10002 Bilinçlendirme, Uygulama, İç Tetkikçi.